Tatil Önerileri

Tatil Önerileri

Tatil denince dudak uçuklatan otel fiyatları ya da aylık maaşınızdan bile daha fazla gelen hesaplarla muhatap olmak zorunda değilsiniz.

İstanbul kenti için söylenen söz tatil için de geçerlidir. Nasıl ki her şeyin en ucuzunu da en pahalısını da İstanbul’da bulabilirsiniz; aynı şey tatil planlarınız için de geçerlidir. Öncelikle şunu unutmayalım: Tatil demek gidip ateş pahası bir otelde üç gün havuza girip bir yığın para harcayarak eve yorgun argın dönmek değildir.

Tatil önerilerini otel ve belli başlı mekansal yapılarla sınırlamamız bile doğru olmayacaktır. Tatil önerilerini ister yalnız olun, ister arkadaşlarınızla, isterse ailecek; bambaşka şekillerde tasarlayabilirsiniz.

Şimdi size madde madde tatile ucuza getirme metotlarını açıklayacağız. Böylece ”bilerek tatil yapma” ekonomisine göre hareket etmiş olacaksınız.

Tatile ucuza getirme yolları:

1- Erken rezervasyon: Özellikle Kıbrıs gibi yerlerde beş yıldızlı otellerde bile tatil yapabilirsiniz. Bunun için Ağustos ya da Eylül gibi aylar için yapacağınız tatillerin rezervasyonlarını kıştan yapmanız yeterli olacaktır. Pek çok insanın çalışma günleri ve tatil zamanları belli olmadığı için bu öneri, kulağa pek iyi gelmiyor.

Ancak ailenizle giderken bile eşinizle izin günlerinizi daha o günden ayarlayabilir ve aylar öncesinden yapacağınız rezervasyonlarla en lüks otellerde bile standart ücretler ödeyerek keyifli zamanlar geçirebilirsiniz.

2- Doğa tatili: Evet, illa ki dört duvar arasında sıkışmak zorunda değilsiniz. Otellerin yıldızlarını bir kenara bırakıp doğanın bedava ve heyecan verici alanlarını değerlendirebilirsiniz.

İnternet üzerinden gerekli araştırmaları yapıp kafa dengi arkadaşlarınıza yanınıza alarak ormanlık, dağlık, turistlik alanlarda tatil yapabilirsiniz. Bunun için size gerekli olan bir kiralık çadır ve bolca macera duygusu olacaktır.

3- Keşfedilmemiş yerlerin keşfi: Üçüncü tercihiniz herkesin gittiği yerleri bir kenara bırakıp kendi keşfinizi özgün tatil hedeflerinizle birleştirmek olacaktır. Zaten bir yazarın da kitabında belirttiği üzere ”herkesin yalnız kalmak için aynı yere gitmesi, en büyük paradokstur.” Bu nedenle Bodrum’a, şuraya buraya binlerce insanın arasında tatil yapmak üzere gitmek yerine daha ücra, daha bakir bölgelerde tatilinizi şenlendirebilirsiniz.

Bir de şu var ki bizim insanımız tatilden eve yorgun dönüyor. Asıl bu algıyı ve bu saçma trafiği kırmamız gerekiyor. Tatiller ikiye ayrılıyor.

1- Beden tatili: Bütün bir yıl boyunca haftanın 6 günü sabahın erken vakitlerinde kalkıp emeğinizi, mesainizi satışa sunuyorsunuz. Bununla birlikte 52 koca haftadan size dinlenmek için 1 ya da 2 hafta kalıyor.

Tatil önerilerini dikkate almadan, bodoslama yapacağınız tatiller bedeninizi dinlendirmek şöyle dursun sizi daha da yorarak mesainize mesai ekliyor. Demek ki tatil prensibinin de bir öneriler dizgisine, bir plan programa ihtiyaç var. Yoksa bir yıllık stres ve çalışma ile yorgun hisseden bedeninizin tatili başka baharlara kalacaktır.

2- Kafa tatili: Beden tatilinden daha önemli bir şey varsa o da kafa tatilidir. Bu nedenle tatilinizde havuza atlamak, denize girmek gibi klişe şeyler yapmak yerine daha dinlendirici, daha huzur verici şeyleri yapabilirsiniz. Bazen denizde saatleri geçirmek yerine kumsalda bir meşrubat içip bir kitabı dingin dingin okumak insana hem kafa hem beden olarak daha yarar getirecektir.

Her nerede olursanız olun tatiliniz dilediğiniz gibi geçsin!