Çocuklarda Ruh Sağlığı

Çocukların Ruh Sağlığı Nasıl Dengelenir?

Çocukların ailesini, birlerini ve diğer insanları algılaması tıpkı yetişkinler gibidir. Ruh sağlığı gelişimi birey doğunca başlar ve birçok faktörden etkilenir. Çevresel faktörler, olaylar, tutumlar, değerler, uyum, itaat, ikna, boyun eğme gibi tüm tutumlar ruh sağlığını etkiler. Bu genel kültür yazısının amacı, bireye düşünsel, duygusal düzeyde  çocuklarla olan iletişimi kuvvetlendirecek ipuçları sunarak onların çevresiyle daha uyumlu ilişkiler kurmasına yardımcı olmaktır.

Çocukların Hayatındaki Ruhsal Geçiş Dönemleri

Çocukların hayatında, ruhsal sağlığı etkileyen bazı geçiş dönemleri vardır.  Bu geçiş dönemi yaşı, kişisel olarak ya da toplumsal olarak değişmekle birlikte bu yazıda ortalama dönemler ele alınacaktır.  0-1 yaş döneminin ardından gelen 1-3 yaş bebeklikten erken çocukluğa geçiş dönemidir. Çocuklardaki en temel kritik dönemler, 2 yaş dönemi ve ergenlik dönemidir. Bunun dışında okula başladığı yaş da bazı adaptasyon zorlukları görülebilir. Bu durum doğaldır.

İlk Çocukluk Evresindeki (2-3 yaş) Ruhsal Dalgalanmalar

Bebeklikten çocukluğa geçiş evresi hem fiziksel hem ruhsal hızlı değişimlere gebedir. Dişlerin sayısının arttığı, yürümeye başlandığı, konuşma yetilerinin geliştiği bu dönemde çocuklarda özerklik ve anne-babadan bağımsız davranabilme isteği gelişir. Bebeklikte tamamen anne-babaya bağımlı iken yürümeye başlamakla birlikte bağımsız olma duygusu gelişmektedir. İstediği zaman istediği yöne koşturma duygusu, bebek arabasına oturtularak, kemer bağlanarak ya da kucağa alınarak baskılanırsa çocukta ilk öfke duyguları gelişmeye başlar. Bu dönem ileride yaşadığı ergenlik döneminin ön provasıdır. Bu dönemde çocuk kaşık tutmayı, kendi kendine yetebilmeyi denemek ister. Ona fırsat tanınmazsa yetersizlik hissine kapılabilir. Çocuk, kaşığı tutmak ve yemek yiyebilmek ister. Birkaç kez dener, yemekleri yere döker ve kaşığı yere atar. Burada amacı tamamen nesneleri, yer çekimini keşfetmektir. Çocuk, attığı nesnelerin yere düşmesinden hoşlanır. Yere dökmesin diye kaşığı elinden alıp yedirmeye çalışmak çocukta yetersizlik hissi yaratır. Bu dönemde ve ilk 6 yıl çocuğun başarısızlıkları görmezlikten gelinmelidir ve girişimleri desteklenmelidir.

Okul Çağı (6-12 yaş) Dönemi

İlk kez okula başlamak, çocukta gerginlik yaratabilir. Bu çok doğaldır. Bu dönemde çocuklar, yetenekleri ölçüsünde başarılı olmak isterler. Kesinlikle başka çocuklarla kıyaslanmamalıdırlar. Çocuk, kendi gücüne güvenmek, anne-babası yanında olmadan tek başına bir şeyler başarmak ister. Bu fırsatın tanındığı en iyi yer okuldur.

Ergenlik Dönemi (12-18 yaş)

Çocuklar bu dönemde kimlik karmaşası içine girerler. 2-3 yaş dönemindeki bir çocuğun anne-babaya başkaldırma tutumlarına benzer biçimde, ergen gençler var olan tüm otoriteye karşı çıkmak eğilimindedirler. Bu durum normaldir ve geçicidir. Buradaki amaçları kendi kişiliklerini bulmaya çalışmaktır. Gençlere toplumsal rolleri araştırmaları olanak tanımak gerekir. Bunu yaparken başarılı rol modeller sunulmalıdır. Yasaklayıcı ve baskıcı bir tutum ters teper. Bunun yerine sosyal gelişim ve arkadaş edinmeleri desteklenmedir. Tehlikeli durumlardan uzak tutmanın yolu ceza ve yasak değildir. Bu durum daha çok inatla sonuçlanır. Yapılacak en yararlı tutum, mesleki rol kararları oluşturmasında yardımcı olarak, hobilere ve spora yönlendirerek, vaktini olumlu işlere ayırmasını sağlamaktır. Bu durum sağlıklı bir ruh gelişimine destek olur.